2MA Student, Department of Psychological Counseling and Guidance, Dokuz Eylül University Buca Faculty of Education, İzmir, Türkiye
3Assistant Professor, Department of Psychological Counseling and Guidance, Dokuz Eylül University, Buca Faculty of Education, İzmir, Türkiye
Abstract
Cognitive behavioral therapy (CBT) is a well-established psychotherapeutic approach aimed at modifying maladaptive cognitive and behavioral patterns. In CBT, metaphors play a particularly important role in explaining core techniques, such as psychoeducation, cognitive restructuring, and exposure. Because psychotherapy is predominantly language-driven, examining the role and effectiveness of metaphors in CBT is essential for understanding therapeutic processes and their potential contribution to patient engagement and treatment outcomes. This study aimed to investigate the role of metaphors in the therapeutic process of CBT by focusing on studies published between 2000 and 2025. Nine studies (n=267; M=39.5 years; 69.3% female) that met the inclusion criteria were analyzed. Following the PRISMA guidelines, a comprehensive search was conducted in December 2025 across multiple databases, such as Web of Science and PubMed, with the keyword “metaphors in CBT” and related terms. The review included randomized and non-randomized studies employing CBT-based interventions incorporating metaphors, and reviews and studies with insufficient data were excluded. Methodological quality and risk of bias were assessed using design-appropriate criteria. The findings suggest that metaphors function as effective therapeutic tools by aiding patients in expressing complex emotions, understanding cognitive processes, facilitating cognitive restructuring, enhancing motivation, and fostering the therapeutic alliance across diverse clinical populations, including individuals with autism spectrum conditions, obsessive-compulsive disorder (OCD), and chronic pain, as well as those participating in group therapy settings. However, their effective use requires careful attention to timing, cultural context, and cognitive levels, and therapists need training to apply them intentionally and prevent misinterpretation. The limitations of this study include small sample sizes, heterogeneous participants, lack of control groups, short follow-up periods, and challenges in defining metaphors, which limit the generalizability and clinical applicability of the findings.
2Yüksek Lisans Öğrencisi, Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü, İzmir, Türkiye
3Yardımcı Doçent, Dokuz Eylül Üniversitesi, Buca Eğitim Fakültesi, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü, İzmir, Türkiye
Bilişsel davranışçı terapi (BDT), uyum bozucu bilişsel ve davranışsal örüntülerin değiştirilmesini amaçlayan, iyi yapılandırılmış ve yaygın olarak kullanılan bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bu yaklaşımda metaforlar; psikoeğitim, bilişsel yeniden yapılandırma ve maruz bırakma gibi temel tekniklerin açıklanmasında özellikle önemli bir rol oynamaktadır. Psikoterapinin büyük ölçüde dile dayalı bir süreç olması nedeniyle BDT’de metaforların rolünün ve etkililiğinin incelenmesi; terapötik süreçlerin anlaşılması ve metaforların danışan katılımı ile tedavi çıktıları üzerindeki olası katkılarının değerlendirilmesi açısından önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, 2000-2025 yılları arasında yayımlanan ve dahil edilme ölçütlerini karşılayan 9 çalışmayı (n=267; yaş ortalaması=39,5; %69,3’ü kadın) inceleyerek, BDT’nin terapötik sürecinde metaforların rolünü araştırmaktır. PRISMA rehberi doğrultusunda, Aralık 2025’te Web of Science ve PubMed gibi birden fazla veri tabanında “BDT’de metaforlar” anahtar sözcüğü ve ilişkili terimler kullanılarak kapsamlı bir literatür taraması yapıldı. İncelemeye, metaforları içeren BDT temelli müdahaleleri kullanan randomize ve randomize olmayan çalışmalar dahil edildi; derleme makaleler ve yeterli veri içermeyen çalışmalar dışlandı. Metodolojik kalite ve yanlılık riski, araştırma desenine uygun ölçütler kullanılarak değerlendirildi. Bulgular, metaforların; danışanların karmaşık duyguları ifade etmelerine yardımcı olma, bilişsel süreçleri anlamayı kolaylaştırma, bilişsel yeniden yapılandırmayı destekleme, motivasyonu artırma ve terapötik ittifakı güçlendirme gibi işlevler aracılığıyla etkili terapötik araçlar olarak kullanıldığını göstermektedir. Bu etkiler; otizm spektrum özellikleri olan bireyler, obsesif kompulsif bozukluk ve kronik ağrı yaşayan bireyler ile grup terapisi uygulamaları dahil olmak üzere çeşitli klinik örneklemlerde gözlendi. Bununla birlikte, metaforların etkili biçimde kullanılabilmesi; zamanlama, kültürel bağlam ve danışanların bilişsel düzeyleri gibi unsurlara dikkat edilmesini gerektirmekte; terapistlerin metaforları bilinçli biçimde uygulayabilmeleri ve yanlış yorumlamaları önleyebilmeleri için özel bir eğitim almaları önem arz etmektedir. Çalışmaların sınırlılıkları arasında küçük örneklem büyüklükleri, heterojen katılımcı grupları, kontrol gruplarının bulunmaması, kısa izlem süreleri ve metafor kavramının tanımlanmasına ilişkin güçlükler yer almakta olup, bu durum bulguların genellenebilirliğini ve klinik uygulanabilirliğini sınırlamaktadır.