2Department of Psychiatry, Medical Faculty, İstanbul Medeniyet University, İstanbul, Türkiye
Abstract
Body image flexibility (BIF), which refers to one’s ability to respond adaptively to body experience-related perceptions, emotions, thoughts, beliefs, and sensations, may play a crucial role in the development, maintenance, and treatment of eating disorders. However, the potential mediating role of BIF in the relationship between personality beliefs and disordered eating has not yet been explored. The present study aimed to examine the psychometric properties of the Body-Image Acceptance and Action Questionnaire (BI-AAQ) and to investigate how BIF affects the association between obsessive-compulsive personality beliefs (OCPB) and disordered eating. This cross-sectional study was conducted using convenience sampling in a general adult population (n=388). All participants anonymously completed the BI-AAQ, Eating Disorder Examination Questionnaire (EDE-Q), Personality Beliefs Questionnaire—Short Form (PBQ-SF), Body Shape Questionnaire (BSQ-34), and Acceptance and Action Questionnaire—II (AAQ-II). The original one-factor structure was confirmed for the Turkish version of the BI-AAQ and showed good internal consistency and concurrent validity. Furthermore, this study revealed that BIF, as measured by the BI-AAQ, fully mediated the relationship between OCPB and disordered eating. Our findings suggest that the BI-AAQ is a valid and reliable measure for the Turkish population. Aligned with the psychological flexibility model, the results of this study enhance our understanding of the relationship between personality beliefs and eating pathology. Furthermore, interventions targeting BIF may serve as a effective preventive interventions to reduce the risk of eating disorder onset among individuals with obsessive-compulsive personality disorder.
2İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye
Beden imajı esnekliği, kişinin bedeni ile ilişkili algı, duygu, düşünce, inanç ve hislerine uyumlu bir biçimde tepki verebilme kapasitesi olarak tanımlanır ve yeme bozukluklarının gelişimi, sürmesi ve tedavisinde önemli bir role sahip olabilmektedir. Bununla birlikte, beden imajı esnekliğinin kişilik inançları ile bozulmuş yeme davranışı arasındaki olası aracı rolü henüz incelenmedi. Bu çalışma, Beden İmajı Kabul ve Eylem Formunun psikometrik özelliklerini değerlendirmeyi ve beden imajı esnekliğinin obsesif kompulsif kişilik inançları ile bozulmuş yeme davranışı arasındaki ilişkiyi nasıl etkilediğini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu kesitsel çalışma, kolayda örnekleme yöntemiyle ulaşılan genel yetişkin popülasyon (n=388) ile yapıldı. Katılımcılar anonim olarak Beden İmajı Kabul ve Eylem Formu, Yeme Bozukluğu Değerlendirme Ölçeği, Kişilik İnanç Ölçeği Kısa Formu, Vücut Şekli Anketi, Kabul ve Eylem Formu-2 ölçek bataryalarını doldurdu. Beden İmajı Kabul ve Eylem Formunun Türkçe versiyonu için özgün tek faktörlü yapısı doğrulandı ve iyi düzeyde iç tutarlılık ve eş zamanlı geçerlilik gösterdi. Ayrıca, bu çalışma beden imajı esnekliğinin obsesif kompulsif kişilik inançları ile bozulmuş yeme davranışı arasındaki ilişkide tam aracı olduğunu gösterdi. Çalışmanın bulguları, Beden İmajı Kabul ve Eylem Formunun Türk örnekleminde geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğunu göstermektedir. Psikolojik esneklik modeli ile uyumlu olarak kişilik inançları ile yeme patolojisi arasındaki ilişkiyi anlamamızı güçlendirmektedir. Buna ek olarak, beden imajı esnekliğini geliştirmeye yönelik müdahaleler obsesif kompulsif kişilik bozukluğu olan bireylerde yeme bozukluğu gelişimini önlemeye yönelik etkili koruyucu müdahale olarak hizmet edebilir.